
Akp’nin doğru yapmış olduğu icraatları sevinçle karşıladık hep.Ama her zaman her icraatini kayıtsız şartsız destekleyeceğimiz manasına gelmemeli…Yanlış yaptığını hissettiğimiz yerde dikkatini çekmeli ve akl-ı selim ile değerlendirme yapmalarını sağlamalıyız.
Mesela;Başbakanın arkadaşının sahibi olduğu ve damadı tarafından yönetilen bir gazetede bakıyorsunuz birilerini aklama,yargıyı kamu vicdanında sıkıştırma sayılabilecek haberler yayınlanıyor.Aynı günlerde başbakan çıkıp tutuksuz yargılamadan bahsediyor.Bir diğeri tutukluluk süresinden şikayet ediyor.Bir Şamil Tayyar var idi sesi çıkan,o da ne hikmetse sadece kitaplar hakkında konuşur oldu.Artık etliye sütlüye karışmıyor.Anlamadığımız nokta;Andıç diye tabir edilen belgeleri 5 yıl muhafaza etmek yerine 5 ayda imha eden,belgeye kağıt parçası,law silahına boru parçası diyen,genelkurmay başkanlığı dahi yapmış birini hakim ve savcıların kanaatinin aksine,hem tüm bunların birinci mağduru halk sonra da seçip ‘bizi yönet’ dedikleri sizler iken bu davranışınızla neyi anlatmak istiyorsunuz?Bu tavırlarınızı bizim hangi halet-i ruhiye ile karşılamamızı arzu ediyorsunuz?Bağımsız mahkemelere müdahale diye anlaşılmazmı?
12 Eylül darbecilerini mahkeme karşısına çıkaracaksınız da bütün sorumluluğunuz bitecek mi?Maraş,Sivas olaylarıyla,darbe planlarıyla,internet andıçlarıyla,çarşaf,oraj vs. oyunlarıyla,Ege’de uçak düşürme,tatbikatta suikast yapma,paravan örgütler,çeteler kurup kaos planlayanlarla daha akla gelmeyen envai türlü şeytanlıklarla ocaklara ateş düşürmeyi ilke ve ahlak edinmiş suç örgütleriyle hesaplaşmayı bekleyen sessiz çoğunluklar adına nasıl böyle rahat feragat hareket edersinizki?Bu selahiyeti kendinizde buluyorsanız rehavete kapılmışsınız demektir.
Bu ülkede yaşayan yumuşak başlı ve onurlu insanlar,sizin bu rahatlığınızdan haberdar olduğu vakit hakkını zayii etmeyecek,kendi davasına inanan ve bu uğurda yolundan sapmayacak kişilerle yola devam etmeyi Allah’tan niyaz edecektir…
Hüseyin BELİT
hbel63@gmail.com