
Önümde açmış gazeteleri ve eklerini okumaya çalışıyorum.Boy boy güzel kadın resimleri.Uydularla izlenen 2000-3000 kanalın çoğunda bir şekilde güzel hatunlar yer alıyor.
Kadınlar bütün zamanlarda olduğu gibi bütün kanallarda yine bütün buyotuyla yer alıyor. Haberci,şoför,memur,pilot,terörist,emniyetçi veya asker.
Genelde aram pek iyi değildir.Çoğu zamanda kadınları önemsemem.Yada fazlada ciddiye almam. Fakat bütün erkekler gibi “kadının şerinden “korkanlardanım.
Moda,sinema,bayramlar ve seyranlar sadece onlara çalışıyor.Varsın çalışsınlar bakalım.14 şubat “sevgililer günü” de bir çok erkek huzursuz olmuştur.
Bunca asırdır bütün bu çalışmalara rağmen hala kadınları anlayan,çözen yada dengeye getirebilen bir toplum olmadı.
Neyse ben son günlerde ulusal basına da yansıyan haberlere şöyle bir bakıyorum da; neden hala Şanlıurfa nın köy gibi göründüğünü anlamaya çalışıyorum.
Boşanma davasıyla ilgili çıkan ve Avukat bürosunun önünde çıkan kavga,Ceylanpınar da boğazı kesilen kızcağız ve sonrasın da akrabalarının Adliye önünde çıkardıkları isyan. Karaköprü de üçüncü kattan atlayarak intihar eden kızcağızın dramı.
Tabi birde belediyenin yıkım olayı var.Ne desem artık boş.Birçok yerde bu olaylar uzlaşıyla çözülüyor.Ancak Şanlıurfa da hala aynı zihniyet.Canının istediğine her şey mubah ve güzel.
Şimdi şehrin ulusal basında ki yer alışına bakalım ve oturup düşünelim.
Bir kere artık dünyanın bir çok yerinde evlilikler ve boşanmalar çok kolayken bizde hala niye bu kadar zor?
Ceylanpınar gibi ücra bir ilçede Adliyeye yansıyan davalara bakıyorum da şaşırıyorum. Uyuşturucu, silah,oğlancılık,cinsel taciz,kız kaçırma, aşktan kadınları doğramak.Suçun her çeşidi var.
Geçmişine saygı duyan, aile ve toplumsal geleneklerini sürdüren,okuyan-yazan,trendleri yakalayan, dini duyguları olan ve aileden çok Allah tan korkan kadın tipi ne yazık ki her geçen gün daha da azalıyor.
Çoğumuzda hep güçlü duruşu olan,bir parçada kendinden emin,cesur ve güçlü kadınlar bekliyoruz artık.
Dolayısıyla zihniyetler değişiyor artık.Bu değişimin iyi veya kötü olduğunu burada tartışmayacağım.
Artık dünyaya bir peygamberde gelmeyeceğine göre bütün kadınların yada bütün insanlığın köklü bir değişimi de olmayacak gibi.
Annemizi,kız kardeşimizi,karımızı ve aynı zamanda gelecekteki kızlarımızı şimdiden düşünmeliyiz. Onların sadece maddi değil manevi yaşamların da da zorluk yaşamayacakları hayat şartları yaratmamız lazım.
Gerçek hayata da kadın manevi olarak dolu ve hazır olmamalıdır.
Toplum da kadın ve erkeği düşman eden bütün karakterlerden vaz geçilmeli ve kadın la erkeği birbirlerine tamamlayan iki ayrı karakter yaratmalıyız.
Toplumsal kadın karakteri ; akıllı,bağımsız ve cesur olmalı.Ama erkeğe düşman,kinli ve dengesiz olmamalı.
Geçişine saygı duyan aile ve toplumsal geleneklerini sürdüren,okuyan-yazan,trendleri yakalayan, dini duyguları olan ve aileden çok Allah tan korkan kadın tipi her geçen gün daha da artmalı yoksa yandık.
Şanlıurfa’da kadın değişiyor.Ancak erkek değişmiyor veya kadın değişimine ayak uyduramıyor. Maalesef o zaman ortaya çok sevimsiz olaylar çıkıyor işte.