

Koptu kervan; hintçe, farsça,türkçe, ibranice, yunanca, lazca ve kürtçe şarkılardan oluşan 11 şarkılık albümlerinde bize sesleniyorlar, her ne kadar bizim coğrafyamızdan enstrümanlarıyla bizim coğrafyamızdan diller ve tınılarla olsa da henüz ne dedikleri anlaşılmıyor, suçlu onlar değil tabii ki; kendimize ve çevremize yabancılaşıp seçici geçirgen özelliğimizi kaybederken yani ölürken yani ne sunulursa kabul ederken yani yuvarlanırken biz, onlar bize bir şeyler söylüyorlar.hayır coğrafyamızdan değil söyledikleri, başka bir şey yapılan; yani kültürümüzü ve çevremizi tanıyalım değil olan biten. düşüncem odur ki pek de bir amaç olmadan hareket edilmenin neticesinde bir yere ulaşılmış, modern insana yabancı ve önemlisi yabani gösterilen, sonra da ikiyüzlülükle bizlere gizemli diye satılan, tanıtılan değil sömürülen kültürlerin yani ‘ötekilerin’ içinde bulunduğu bir albüm olmuş.
müthiş bir dinginlik var.(uludağ sözlük)