
Nazlı Ilıcak, Ergenekon konusunda çok yazı yazdı, ekranlarda çok laf etti. Son olarak yeni çıkan kitabının imza günü için gittiği Antalya’da Ergenekon’un 1 Numarasının kim olduğuna dair iddialı laflar etti. Bu ismin Büyükanıt olduğunu öne sürdü. 
Lafı hiç uzatmadan söyleyeyim. Emekli Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Ergenekon örgütünde bir numara olmaz, olamaz.
Yaşar Büyükanıt’ın 1 Numara olma ihtimali bulunmadığı gibi, daha iddialı bir söz söyleyeyim. 1 Numaranın asker olma ihtimali bile bulunmuyor.
Bir kere Büyükanıt’ın örgütte en tepede yer alıyor olabilmesi için, bu yapının son 5-10 yılda kurulmuş olması gerekir. Oysa bu örgütün kurulmasının çok daha eskilere dayandığı iddianamenin bir çok yerinde geçiyor.
Genelkurmay Başkanı olup olmayacağı, siyasi iktidarın elinde olan birinin Ergenekon’da zirve isim olma ihtimali var mıdır?
Düşünün, Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde hakkında çıkarılan “dedesi Yahudi” iddialarını iktidar dikkate alsa, Büyükanıt TSK’da zirveye çıkamazdı. Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olmasının dışında da fazla kıymet-i harbiyesi olmayan bir isim.
Büyükanıt’ın halefi İlker Başbuğ’un adı İnternet Andıcı davasında adı ilk sırada yer almadı. Başbuğ’un adı, “ara eleman” olarak iddianamede yer aldı.
TSK’dan tuğgeneral düzeyinde ayrılan Veli Küçük bile Ergenekon’da, Büyükanıt ve Başbuğ’dan daha üst sıralarda yer alıyor.
Ergenekon operasyonlarının dalga dalga geldiği günlerde, 10′uncu dalga çerçevesinde emekli general Tuncer Kılınç gözaltına alınmış, İSTEK Vakfı’nın kurucu başkanı Bedrettin Dalan da aranmaya başlamıştı.
Dalan’ın yurt dışında olduğunun ortaya çıktığı günlerde, adından “Ergenekon’un 1 Numarası” olarak söz edilir olmuştu. Ben de 8 Ocak 2009 tarihli yazımda, “Dalan Ergenekon’da 1 Numara olamaz” demiştim.
Dalan’ın niçin olamayacağını bir kaç cümle anlattıktan sonra “1 Numara”nın nasıl biri olması gerektiğine dair ipuçları vermiştim.
Bedrettin Dalan’ın niçin olamayacağına ilişkin bölümleri buraya almayacağım. Ama nasıl biri olabileceğine ilişkin ipuçlarını burada paylaşayım:
“Bu örgüt içinde yer alanların, devlet mekanizmalarını ne kadar iyi bildikleri, yakalananların işgal ettikleri mevkilere bakılırsa çok daha iyi anlaşılır.
Dolayısıyla bu mekanizmayı hukukçu kimliğinden öte vasıfları bulunmayan savcıların ortaya çıkarabilmesi kolay değil. Bu örgütü kuranlar, artık bu yapılanmaya gerek kalmadığına karar vermişse ancak öyle deşifre olabilir.
Aksi takdirde 1 Numaranın çıkarılması mümkün değil.
Ayrıca en tepedeki isim, çok kuvvetle muhtemel bir işadamı olmalı. Devletle iç içe büyüyen, devletin her türlü gücünden yararlanan bir grubun en önemli ismi olmalı bu kişi. Bugün artık aktif olarak iş hayatının içinde olması da gerekmiyor.
Bu tür yapılanmalara daha fazla zaman ayırabilmiş olmak için de grubunun tepesinden “zamanından erken” kendini emekliye ayırmış biri olması da kuvvetle muhtemel.”
O tarihteki tanımımın üzerinden 3 yıl geçti.
Burada çizilmeye çalışılan flu resime epey fırça darbesi atıldı. Resim o tarihten bu yana epey daha netleşti.
Tablo bu kadar netleşmeye başladıktan sonra Nazlı Ilıcak’ın işi, dün var bugün olmayan eski bir Genelkurmay Başkanına indirgemesinin izahını da siz yapın.