Suriye


Suriye

İslam Âlemi büyük bir dönüşüm yaşıyor. Osmanlı Devletin yıkılmasından sonra masa başı parçalara ayrılıp kendi elleri ile yetiştirdikleri kuklalara teslim edilen, yeraltı yer üstü zenginlikleri sömürülen, her türlü haktan mahrum bırakılan bu insanlar, yüzyıldır baskı ve zulüm ile idare edildi.

 

Bu kukla rejimler, Ağababaları olan İsrail’in Filistin’e yaptığını veya daha önce İngiliz Fransız gibi emperyalist ülkelerin yaptığı zulümleri aratırcasına kendi insanlarına zulüm ve işkence yaptılar. İslam dini ile irtibatlarını kopardıkları gibi insanlık âlemi ile de irtibatlarını kestiler. Deyim yerinde ise her bir İslam ülkesi birer açık cezaevi haline getirdiler.

Küreselleşen dünya, iletişim araçları vasıtasıyla bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığı gibi kendi ülkelerindeki durum ile başka ülkelerdeki durumu kıyas etme şansı verdi. Düşünce özgürlüğü, düşünceyi ifade edebilme özgürlüğü, teşebbüs özgürlüğü, seçme ve seçilme özgürlüğü, kılık kıyafet, okumada fırsat eşitliği gibi konularda ne kadar mağdur edildiğini kıyasla görebilme yeteneğini kazandı. Bir avuç seçkinci zümrenin uçuk servetleri, nemrutları kıskandıracak yaşamları o güne kadar sindirilmiş olan halkta bir yeter artık noktasına getirdi. Tunus’tan başlayan bu hareketler Suriye’ye kadar geldi. Tabi bu güne kadar Firavunca, Nemrutça yaşamış ve halkı zulüm ve baskı ile sindirmiş olan batı uşağı zalim yöneticiler iktidarı terk etmek istemediler ve hala bazıları direnmeye devam etmektedir.

Babalarından aldıkları mirasla silahlarının namlularını hep kendi halkına doğrultan bu zalimler sınırımızın hemen yanı başında bir yılı aşkın bir süredir katliamlarına fütursuzca devam etmektedir. Muhalifleri dinleyip, onlarla anlaşarak iktidarı terk etmek ve kendi ülkesinde adam gibi yaşayabilme şansını ve fırsatını maalesef çoktan kaybetti. Kaddafi gibi hiç tasvip etmesem de bir köşede kıstırılıp öldürülmekten başka bir şans bırakmadı maalesef. Kendi eli ile Firavun namübarek gibi kafeste yargılama hakkını bile kendi eliyle yok etti.

 

Suriye halkını tanklarla, roketlerle bastırmaya çalışıyor. Suriye’nin muhtelif şehirlerinden her gün yeni katliam haberleri geliyor. Bilhassa Cuma ve cenaze namazları sonrasında düzenlenen protesto gösterileri kanlı bir biçimde bastırılmaya çalışılıyor. Sivil, barışçıl eylemlere karşı rejim güçlerince gerçekleştirilen vahşice saldırılarda her defasında onlarca insan hayatını kaybediyor. Silah ve tanklara karşı korunaksız bu insanların tek suçları, yaklaşık yarım asırdır bil-fiil devam eden zulme karşı “artık yeter” demeleriydi. Hemen yanı başımızda ulusçu bir diktatörlük rejimini istemedikleri için vahşice katledilmektedirler. Beşşar Esed, zorbalık ve katliam noktasında bundan tam otuz yıl önce Hama da on binlerce Müslüman’ı katleden babası Hafız Esed’ın yolunda yürüdüğünü tüm dünyaya gösteriyor. Dün Hama katliamına gözlerini yuman emperyalist ülkeler, bugün de sistematik bir biçimde Suriye halkının katledilmesini seyretmekte.

 

Ama sessiz olan hatta Zalime destek veren bir ülke var ki Müslümanlar nezdindeki tüm itibarını bir anda sıfır noktasına getirdi. Bundan sonra hiçbir Müslüman herhalde İran’ı Müslümanların dostu olarak görmeyecektir. Dünyaya bir daha İslami inkılâp ezgilerini pazarlama şansına sahip olmayacaktır. Çünkü samimiyetini ve güvenirliğini kaybetti. Varsın körfezde Suriye için yeni katiller yetiştirmeye devam etsin. Hele İslami olma vasfını bence artık bir kandırmaca dan ibaret.

Bu yazı 16 Kez Okundu

  • Haber Tarihi: 21, Şubat Salı, 2012 05:02
  • Etiketler:

    Yorum Yazarak Düşüncenizi Paylaşın.

    Kategoriler
    Urfa Mutfağı
    Yandex.Metrica
    Geçimini mertçe kazanmaya çalış. Nefsini alçaklıktan koru ki, fakir olsan bile şerefli kalasın.
    İsim :
    Şifre :

    Spor
    Urfa Türküleri Dinleyin

    Urfa1.COM Haber, Sitemiz urfa1.com bir haber sitesidir Urfa1.com Sitesini Ziyaret Eden Herkes Bu Kullanım Koşullarını Kabul Etmiş Sayılır